Yolculuğumuz Mayıs 2017’de Galata Tatar Bey Sokak’ta, küçük bir çikolata dükkanında başladı. Tek bir kural: kuralına uygun olan, şaşılacak yönü olmayan hiçbir şeyi satmayacaktık. Bulmak için çocukluğun sonsuz açık düşlerini, basmakalıp kurallarla çivilendiğimiz duvardan söktük kendimizi. Kendi etrafında devinen sandalyelerde her gün, canı sıkılan bir çocuk gibi döndük. Ellerimiz arasında başımız: “Çikolata, nasıl bir balonun içinden akar, nasıl dolaşır, dönme dolap vagonunda, oynayarak bir zar ile nasıl yenir?” gibi sorular sorduk kendimize.

 Çikolata yemeyi deneysel bir tecrübeye dönüştürme, ayrıcalıklı bir deneyim olarak sunma istenciyle bir sene içinde Karaköy’de ikinci yılımızda Kadıköy/Moda’da yeni buluşma noktaları açtık. Üç buçuk yılda 420.000 ziyaretçi ile bir araya geldik.

 Bugün, Fransız Patisserie’lerinden ilham alarak, Ay Tanrısı Selene’ye binlerce yıldır pes etmeden. Endymion’u aratan tutkunun aynısıyla yeni anlayışlar geliştiriyoruz. Çikolatacılığımızı pastacılık ve kruvasan ile birleştirerek, yalnız bize ait patentli, benzeri hiçbir yerde olmayan içerikler üreterek, yolda olma halinin kendisinden keyif alarak ve vardık demeden hiçbir zaman, devam ediyoruz ilerleyişimize.

 Bu eşsiz yolculuğun bir parçası olduğunuz için teşekkür ederiz.